DERGİYİ İNCELE
DERGİYİ İNCELE

Deprem Bölgesinde İstihdam ve Sosyal Dönüşüm

6 Şubat 2023’te yaşanan yıkıcı depremlerin ardından Türkiye’nin güneyindeki 11 il yeniden inşa ve kalkınma sürecine girdi. Bu süreci sadece betonarme yapılar ve teknik projelerle sınırlı görmek, bugünün dünyasında eksik bir okuma olur. Fiziki dönüşümün arkasında hangi ekonomik dinamikler, hangi istihdam politikaları ve nasıl bir sosyal mühendislik stratejisi olduğunu anlamak; hem mühendislik dünyası hem de karar vericiler için kritik bir ihtiyaçtır.

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) tarafından yayımlanan “Geleceği Ayağa Kaldırmak” başlıklı kapsamlı rapor, deprem bölgesinin yeniden yapılandırılmasını yalnızca inşaat faaliyetleri üzerinden değil, beşeri sermaye, istihdam ve bölgesel kalkınma ekseninde ele alıyor.

TSKB, Türkiye’nin ilk özel kalkınma ve yatırım bankası olarak uzun yıllardır sürdürülebilir finansman, bölgesel kalkınma ve sosyal etki alanlarında stratejik çalışmalar yürütmektedir. Bu yazımızda, TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından hazırlanan söz konusu raporu mühendislik ve şehircilik açısından inceledik; fiziki altyapı yatırımlarıyla ekonomik toparlanma arasındaki ilişkiyi, sosyal dönüşüm politikalarıyla birlikte ele aldık.

Deprem bölgesinin yeniden inşasını yalnızca metreküp beton ve tonajlarla değil; istihdamda toparlanma, üretimde yeniden canlanma ve sosyal dayanıklılık kapasitesi üzerinden de okumayı önemli buluyoruz. Bu nedenle bu sayımızda, inşaatla iç içe geçen sosyal kalkınmanın izini TSKB’nin stratejik perspektifiyle sürüyoruz.

TSKB tarafından hazırlanan “Geleceği Ayağa Kaldırmak: Deprem Bölgesinde Sosyal Dönüşüm İçin İnsan Odaklı Bir Atılım” başlıklı rapor, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bölgenin makroekonomik toparlanmasını ve uzun vadeli sürdürülebilir kalkınma stratejilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Mühendislik ve akademik camiaya hitap eden bir analiz sunarken, raporun fiziki altyapı ve ekonomik dönüşüm odaklarına derinlemesine inmek ve sosyal boyutları, kullanıcının talebi doğrultusunda, istihdam piyasalarına entegrasyon ve beşeri sermayenin geliştirilmesi ekseninde yorumlamak önem arz etmektedir.

Rapor, depremden etkilenen 11 ilde istihdamın önemli ölçüde toparlandığını vurgulamaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre, 2024 yılı sonu itibarıyla bölgedeki çalışan sayısı 3.32 milyona ulaşmış olup, bu rakam 2019-2022 eğiliminin %2 altında seyretmektedir.

Ayrıca, bölgenin toplam Türkiye istihdamındaki payı iki yıl içinde 0.7 puan artarak %13’e yükselmiştir. Özellikle Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya gibi illerde istihdamdaki iyileşmenin hız kazandığı belirtilmektedir ki bu iller, 2025 yılı sonuna kadar tamamlanacak inşaat faaliyetlerinin yaklaşık %68’ine ev sahipliği yapmaktadır. Bu durum, fiziki yeniden yapılanma ile istihdam arasındaki doğrudan korelasyonu açıkça ortaya koymaktadır.

Rapor, toparlanma sürecinde fiziksel altyapının yanı sıra “sosyal sermaye” ve “insan odaklı dönüşüm” yaklaşımının kritik rolünü öne çıkarmaktadır. TSKB Ekonomik Araştırmalar, 2025 yılı raporunun merkezine, geniş tabanlı istihdam katılımının sosyal sermayeye ve sosyal dönüşüme potansiyel katkılarını almıştır. Bu, kalkınma dinamiklerinin yalnızca ekonomik göstergelerle sınırlı kalmayıp, toplumsal dayanıklılık ve işbirliği mekanizmalarının güçlendirilmesiyle de desteklenmesi gerektiğini düşünen bir yaklaşımı yansıtmaktadır.

 

Ekonomik Yapılanma ve Sektörel Dinamikler:

Raporda, KOBİ’lerin toparlanmadaki ivmesi dikkat çekmektedir. 2024 yılı itibarıyla mikro, küçük ve orta ölçekli şirketlerin sayısının afet öncesi seviyelere dönmesi, toplam şirket havuzunun %97’sinden fazlasını oluşturan bu yapıların istihdama katkısının önemini göstermektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2025 yılı başında deprem bölgesindeki KOBİ’lere yönelik mücbir sebep halini uzatması, bu toparlanmayı destekleyici bir adım olarak değerlendirilmektedir.

Ancak, depremden etkilenen illerin ihracat performansı, istihdamdaki toparlanmayla aynı paralellikte ilerlememektedir. 2022 yılı sonunda 26 milyar dolar seviyesinde olan bölge ihracatı, 2023 yılı sonunda 23 milyar dolara gerilemiş ve takip eden son bir yılda da yaklaşık 24 milyar dolar ile eski seviyelerine ulaşamamıştır. Bölge sanayisinde önemli paya sahip tekstil ve hazır giyim sektöründeki durgunluk, bu düşüşün temel nedenlerinden biri olarak gösterilmektedir. Bölgenin Türkiye ihracatındaki payının Aralık 2022’deki %10.2 seviyesinden %9.2’ye düşmesi, sektörün yapısal dönüşüm ihtiyacına işaret etmektedir.

Beşeri Sermaye ve İnovasyon Odaklılık

TSKB Ekonomik Araştırmalar’ın bu raporu, deprem sonrası toparlanmanın yalnızca fiziki inşaat faaliyetleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, aynı zamanda beşeri sermayenin ve sosyal ilişkilerin onarılmasının uzun vadeli sürdürülebilirlik için elzem olduğunu ortaya koyan stratejik bir yol haritası sunmaktadır. Rapordaki bulgular ve öneriler, bölgenin ekonomik ve sosyal entegrasyonunu sağlamak adına çok boyutlu ve eşgüdümlü bir yaklaşımın gerekliliğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bir depremin ardından ayakta kalmak ya da yıkılmak yalnızca bir binanın değil; bir ekonominin, bir şehrin, bir ülkenin kaderidir. Statik hesaplara sadık kalmak, bilimsel ilkelere göre tasarlamak ve yapıları kurallara uygun inşa etmek, sadece can güvenliği sağlamakla kalmaz; üretim zincirinden ihracata, ticaretten istihdama kadar her alanı doğrudan etkiler. Bu nedenle, deprem bölgesindeki yeniden yapılanmayı yalnızca kolon-kiriş perspektifinden değil; bölgesel kalkınma, sosyal dönüşüm ve ekonomik canlılık boyutlarıyla birlikte okumak zorundayız.

 

İşte bu yüzden, sorumluluğumuz yalnızca betonarme bir yapının taşıyıcı sistemini değil; toplumun, ekonominin ve geleceğin yükünü de taşımaktır. İnşaat mühendisleri, mimarlar ve tüm teknik kadrolar olarak bu yükün ağırlığını bilmeli; tasarımın, planlamanın ve uygulamanın her adımında bunun bilinciyle hareket etmeliyiz. Zira sağlam bir bina, sadece bir hayatı değil, bir ülkenin direncini de ayakta tutar. Ve o direncin temelinde, mühendisliğin ciddiyeti, disiplinin kararlılığı ve bilimin sadakati yatar.

Diğer Yazılar

spot_img

En Çok Okunanlar